Kısa cevap: Yapay zekâ koçluğun bir kısmını yapabilir, koçluğun kendisini yapamaz. Program taslağı çıkarmak, bir sorunun çözümünü adım adım anlatmak, deneme sonuçlarını tabloya dökmek gibi işlerde gerçekten işe yarıyor. Ama koçluğun asıl işi olan üç şeyi, yani öğrenciyi tanımayı, rayından çıktığını fark etmeyi ve ona hesap sorulacak bir ilişki kurmayı yapamıyor. Aşağıda bu ayrımı tek tek açıyorum.
Bu soruyu son aylarda hem öğrencilerden hem velilerden daha sık duyuyorum: "Artık her şeyi yapay zekâya soruyoruz, programı da ona yaptırsak olmaz mı?" Haklı bir soru. Cevabı "evet" ya da "hayır" diye verirsem ikisi de yanlış olur. O yüzden önce koçluğun neyden oluştuğuna bakalım.
Koçluk Aslında Hangi İşlerden Oluşuyor?
Öğrenci koçluğu dışarıdan "haftalık program yazmak" gibi görünür. Oysa program işin en küçük parçasıdır. Bir YKS koçluğunu parçalarına ayırınca kabaca şu işler çıkıyor:
Tabloya dikkat edersen bir düzen görüyorsun: yapay zekâ bilgi üreten işlerde iyi, ilişki gerektiren işlerde yok. Koçluğun sonucu belirleyen kısmı ise ikinci grupta.
Yapay Zekânın Gerçekten İşe Yaradığı Yerler
Önce hakkını verelim. Doğru kullanıldığında yapay zekâ bir YKS öğrencisi için ciddi zaman kazandırır.
Konu anlamak için ikinci bir anlatıcı. Okulda anlaşılmayan bir konuyu farklı bir dille yeniden anlattırmak işe yarıyor. "Bunu bana 11. sınıf öğrencisine anlatır gibi anlat" demek, aynı videoyu üçüncü kez izlemekten çoğu zaman daha verimli.
Soru çözümünde takıldığın adımı bulmak. Cevap anahtarı sadece şıkkı söyler. Yapay zekâ ise hangi adımda yanlış yola saptığını göstermeye çalışabilir. Burada bir uyarı: çözüm bazen kendinden emin bir dille yanlış olabiliyor. Sonucu mutlaka kaynağınla ya da öğretmeninle kontrol et.
Deneme verisini düzenlemek. Beş denemenin netlerini verip "hangi derste düşüş var" diye sormak, elle tablo yapmaktan hızlı. Ama yorumu sen yapmalısın; o konuya aşağıda geleceğim.
Program taslağı. Konu listesini ve haftalık müsait saatlerini verirsen makul bir iskelet çıkarır. Bu iskelet başlangıç için fena değil.
Yapay Zekânın Yapamadığı Üç Şey
1. Rayından çıktığını fark etmek
Bir öğrenci çoğu zaman bir günde kopmaz. Üç hafta içinde yavaş yavaş kayar. Önce "bugün biraz yorgunum" der, sonra planın yarısını yapar, sonra planı hiç açmaz. Bu kaymayı en erken fark eden kişi, öğrenciyle her hafta konuşan ve onun "iyiyim" deyişindeki değişikliği duyan kişidir.
Yapay zekâ sen ona yazmadıkça senden haberdar olmaz. Kopmaya başlayan öğrencinin ilk yaptığı şey de yazmayı bırakmaktır. Yani araç tam ihtiyaç olduğu anda devreden çıkar.
2. Hesap sorulacak bir ilişki kurmak
Koçluğun çalışmasının en basit sebebi şudur: her hafta birine hesap vereceğini bilmek. "Pazartesi görüşmede bu haftayı konuşacağız" bilgisi, öğrencinin salı akşamı masaya oturmasını sağlar.
Bir uygulamaya hesap verilmez. Kapatılır. Bunu tembellik olarak görmüyorum; insan beyni böyle çalışıyor. Bizi harekete geçiren şeylerden biri, bizi tanıyan ve bizden bir şey bekleyen birinin varlığıdır.
3. Rakamın arkasındaki sebebi görmek
Diyelim ki matematik neti üç denemedir düşüyor. Yapay zekâ bunu görür ve "türev konusunu tekrar et" der. Oysa düşüşün sebebi konu eksiği olmayabilir. Evde bir gerginlik olabilir, uyku düzeni bozulmuş olabilir, sınav sabahı kaygı artmış olabilir. Rakam aynı, sebep bambaşka ve çözüm de bambaşka.
Psikolojik danışman olarak işimin büyük kısmı tam burada: rakamı değil, rakamı üreten durumu anlamak. Bu bilgi bir veri tablosunda yok. Bir konuşmanın içinde çıkıyor.
"Ama Yapay Zekâ Çok Daha Ucuz" Sorusu
Velilerden gelen bu itiraz çok yerinde ve açıkça cevaplanmalı. Evet, bir yapay zekâ aracı bir koçtan çok daha ucuz. Soru şu: ne için ödeme yapıyorsun?
Eğer ihtiyacın bir program taslağıysa, yapay zekâ yeterli olabilir. Öğrenci zaten düzenli çalışıyor, sadece bir iskelete ihtiyacı varsa bu mantıklı bir tercih.
Ama çoğu ailenin koç aramasının sebebi program eksikliği değildir. İnternette binlerce hazır program var. Asıl sorun programın uygulanmaması, öğrencinin motivasyonunun iniş çıkışları ve ailenin ne olup bittiğini bilememesi. Bunlar ilişki gerektiren sorunlar ve bir yazılım bu ilişkinin yerini tutmuyor.
Bir de şunu eklemeliyim: ben de yazılım kullanıyorum. Öğrencinin günlük çalışması ve deneme sonuçları bir takip sisteminde toplanıyor, haftalık rapordaki rakamlar oradan geliyor. Ama raporun yorum kısmını ben yazıyorum, çünkü o yorum öğrenciyle o hafta yaptığım görüşmeye dayanıyor. Rakamı makine derler, anlamını insan çıkarır.
Bir Uyarı: Müfredat Değişirken Eski Bilgi
2028 YKS'ye girecek öğrenciler için özel bir risk var. Maarif Modeli ile müfredat değişti ve internetteki bilginin önemli bir kısmı hâlâ eski programa göre yazılmış. Yapay zekâ araçları da bu metinlerden öğreniyor. Bu yüzden "2028 AYT'de hangi konular var" gibi bir soruya eski müfredata göre cevap alabilirsin.
Somut bir örnek: MEB'in yayımladığı 12. sınıf Maarif matematik programında integral yok, ama internette "2028 AYT konuları" başlıklı listelerin bir kısmında hâlâ var. Konu listesi gibi resmî bilgileri her zaman MEB ve ÖSYM kaynaklarından kontrol et. Bu konunun ayrıntısını 11. sınıf Maarif Modeli konuları yazısında anlattım.
Yapay Zekâyı Doğru Kullanmanın Dört Kuralı
Yasaklamak ya da her şeyi ona bırakmak yerine, doğru yere koymak gerekiyor. Öğrencilerime önerdiğim kurallar şunlar:
- 1Önce kendin dene, sonra sor. Soruya en az on dakika kafa yormadan çözüm isteme. Aksi hâlde anladığını sanırsın ama sınavda aynı soruyu çözemezsin.
- 2Cevabı değil, takıldığın adımı sor. "Cevap ne?" yerine "Şu adımda neden bunu yaptık?" diye sor.
- 3Resmî bilgiyi resmî kaynaktan al. Sınav tarihi, konu kapsamı, puan hesabı gibi bilgileri MEB ve ÖSYM'den kontrol et.
- 4Programı ona yaptırsan bile takibi bir insana bağla. Bir veli, bir öğretmen ya da bir koç; haftada bir kez "bu hafta ne yaptın" diye soracak biri olsun.
Deneme sonrası düşüş yaşadığında neye bakman gerektiğini merak ediyorsan ilk denemede netim düştü yazısına, 12. sınıfın ay ay nasıl ilerlemesi gerektiğini görmek istersen 12. sınıf yol haritasına göz atabilirsin.
Son Söz
Yapay zekâ iyi bir araç. Bir hesap makinesi gibi, bir sözlük gibi. Ama hesap makinesi matematik öğretmeninin, sözlük de edebiyat öğretmeninin yerini almadı. Öğrencinin ihtiyacı çoğu zaman daha fazla bilgi değil, bilgiyi her hafta uygulamasını sağlayacak bir düzen ve o düzeni onunla birlikte taşıyacak bir insan.
Çocuğunuzun sürecini haftalık takip, deneme analizi ve her hafta size gelen raporla birlikte yürütmek isterseniz, ücretsiz ön görüşme için yazabilirsiniz. Görüşmeyi ben yapıyorum; Adana'da yüz yüze, Türkiye'nin her yerinden online çalışıyorum.
