Kısa cevap: 2026 merkezî yerleştirmesinde devlet üniversiteleri neredeyse tamamen doldu; boş kalan kontenjanların yaklaşık yüzde 94'ü vakıf üniversitelerinde. Ama bu tablo son hali değil — kayıt yaptırmayanların yerleri de eklenince ek yerleştirme kılavuzundaki sayı büyüyecek.
Aşağıdaki rakamların tamamı ÖSYM'nin 18 Ağustos 2026'da yayımladığı resmî sayısal bilgiler belgesinden. Yorum bana ait, rakamlar ÖSYM'nin.
Not: Bu tablo örgün programları kapsıyor; açıköğretim ve KKTC uyruklu kontenjanları dışarıda.
Rakamlar ne diyor: devlet doldu, boşluk vakıflarda
En çarpıcı satır ilk satır. Devlet üniversitelerinin 481.684 kontenjanından yalnızca 2.292'si boş kaldı — yani doluluk yüzde 99,5. Pratikte şu demek: merkezî yerleştirme bittiğinde devlet üniversitelerinde neredeyse hiç boşluk yoktu.
Vakıf üniversitelerinde tablo tersine dönüyor. 176.080 kontenjanın 35.706'sı boş; doluluk yüzde 79,7. Yurt içindeki toplam 37.998 boş kontenjanın 35.706'sı, yani yaklaşık yüzde 94'ü vakıf programlarında.
Bu, ek yerleştirmeyi bekleyen aday için doğrudan bir bilgi: kılavuz açıldığında karşınıza çıkacak listenin ağırlığı vakıf üniversitelerinde olacak. Burs oranı ve gerçek yıllık maliyet hesabı, ek tercih listesi kurarken bölüm adı kadar belirleyici. Bu hesabı nasıl yapacağınızı vakıf üniversitesi burs ve gerçek maliyet yazımda adım adım gösterdim.
Lisans mı ön lisans mı: boşluk tam olarak nerede
Kırılıma inince tablo daha da netleşiyor.
Devlet üniversitelerinin ön lisans programlarında 216.328 kontenjandan sadece 37'si boş kaldı. Bu, ülke genelinde ön lisans kontenjanına yönelen talebin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Devletin ön lisans programlarını "yedek plan" sanan aday için bu rakam uyarıcı olmalı: yedek diye düşünülen yer, aslında dolan yer.
KKTC ve yurt dışı programlarında doluluk neden bu kadar düşük
Tablonun alt satırları da bir şey anlatıyor. KKTC üniversitelerinde 18.013 kontenjanın 6.458'i boş kaldı — doluluk yüzde 64,1. Diğer ülkelerdeki üniversitelerde ise 1.222 kontenjanın 577'si boş; doluluk yüzde 52,8. Yani bu iki grupta boşluk oranı, yurt içindeki tablodan kat kat yüksek.
Sebebi tek değil. Yurt dışında yaşamanın yıllık maliyeti, ailenin çocuğu uzağa gönderme konusundaki çekincesi ve diploma tanınırlığı hakkındaki soru işaretleri bir arada çalışıyor. Sonuç: bu programlara yönelen talep, kontenjanın belirgin biçimde altında kalıyor.
Ek yerleştirme kılavuzunda bu programlar karşınıza çıkacak. Peşinen elemek de, araştırmadan listeye yazmak da hata olur. Karar vermeden önce şu dördüne bakın:
- Diplomanın Türkiye'de tanınıp tanınmadığı ve denklik süreci
- Yıllık toplam maliyet — sadece öğrenim ücreti değil, barınma, ulaşım ve yıllık iki-üç geliş gidiş dahil
- Bursun kaç yıl sürdüğü ve devam koşulları (not ortalaması şartı var mı)
- Programın akreditasyon durumu ve mezunlarının nereye yerleştiği
Bu dördü net değilse, o programı listenin üst sırasına koymayın.
Bu rakamları okurken yapılan üç hata
Birincisi, açıköğretim karışıklığı. Yukarıdaki tablo örgün programları gösteriyor; açıköğretim dışarıda. İnternette dolaşan farklı toplamların çoğu bu yüzden birbirini tutmuyor. Bir rakamla karşılaştığınızda önce "neyi sayıyor" diye sorun.
İkincisi, boş kontenjanı kolay yerleşme sanmak. Bir programda yer kalmış olması, oraya herkesin girebileceği anlamına gelmiyor. Merkezî yerleştirmede o programda bir en küçük puan oluştuysa, ek yerleştirmede o puanın altındaki adaylar yerleştirilmiyor. Üstelik başarı sırası barajı olan programlarda baraj ek yerleştirmede de geçerli.
Üçüncüsü, doluluğu kaliteyle karıştırmak. Bir programın boş kalması, o programın kötü olduğunu göstermez. Kontenjanın büyüklüğü, kampüsün konumu, ücret düzeyi ve o yıl bölüme yönelen ilgi — hepsi doluluğu etkiliyor. Adana'daki bir aday için de aynı şey geçerli: yakınındaki bir programda yer kalmış olması, o programın zayıf olduğu anlamına gelmez. Programı değerlendirirken doluluğa değil, müfredatına ve mezunlarının nereye gittiğine bakın.
Bu tablo ek yerleştirme için ne anlama geliyor
Buradaki en önemli nokta çoğu haberde atlanıyor: bu rakamlar kayıtlar başlamadan önceki durumu gösteriyor.
2026-YKS kayıtları 24-28 Ağustos 2026 tarihlerinde, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos 2026'da yapılıyor. Bir programa yerleşip kayıt yaptırmayan her aday, o programda yeni bir boşluk yaratacak. Ek yerleştirme kılavuzundaki kontenjanlar, yukarıdaki 37.998 rakamının üzerine bu kayıt yaptırmayanların eklenmesiyle oluşacak.
Bunun pratik sonucu şu: devlet üniversitelerinde şu an neredeyse hiç boşluk görünmese de, kayıt döneminden sonra devlet programlarında da kontenjan açılacak. Yani "devlette hiç yer kalmamış, ek tercihe bakmaya değmez" sonucu çıkarmak yanlış olur.
Kesin sayıyı kimse bilmiyor ve tahmin yürütmek de doğru değil. Bilinmesi gereken tek şey, ek yerleştirme kılavuzu yayımlandığında listenin bugünkünden geniş olacağı. Ek yerleştirmenin kurallarını, kimlerin başvurabileceğini ve puan şartının nasıl işlediğini ek tercih ve ek yerleştirme yazımda ayrıntısıyla anlattım.
Kaç aday yerleşti, kaç aday açıkta kaldı
Kontenjan tarafına baktık; şimdi aday tarafına bakalım.
Tercih yapan 1.279.439 adayın 730.854'ü bir programa yerleşti. Yani tercih yapanların yaklaşık yüzde 57'si yerleşti, yüzde 43'ü yerleşemedi. Kabaca 548 bin aday, tercih yaptığı halde hiçbir programa girmedi.
Dikkat çeken bir başka satır: puanı hesaplanan 2.187.747 adaydan yalnızca 1.279.439'u tercih yaptı. Yaklaşık 908 bin aday, puanı olduğu halde hiç tercih yapmadı.
Yerleşemeyen 548 bin adayın önemli bir kısmı ek yerleştirmenin hedef kitlesi. Hiç yerleşememiş olmanın ne anlama geldiğini ve önündeki bütün yolları yerleşemeyene yol haritası yazımda topluca ele aldım.
Az konuşulan veri: insanlar kaçıncı tercihine yerleşiyor
ÖSYM'nin aynı belgesindeki en öğretici tablo bu. Yerleşen adayların, listelerinin kaçıncı sırasındaki programa yerleştiğini gösteriyor.
Buradan çıkan iki sonuç var.
Birincisi: yerleşen adayların yalnızca beşte biri birinci tercihine yerleşiyor. Yani "ilk tercihimi alamazsam her şey biter" duygusu, verinin gösterdiği gerçeğe uymuyor. Beş kişiden dördü listesinin daha aşağısındaki bir programa yerleşiyor ve o programda okuyor.
İkincisi ve ek tercih açısından daha önemlisi: yerleşenlerin yaklaşık dörtte biri, listesinin 11 ile 24 arasındaki sıralarından yerleşiyor. Listenin sonunu boş bırakmak ya da "oraya nasılsa kalmaz" diye doldurmamak, doğrudan yerleşme ihtimalini düşürüyor. Ek yerleştirmede de 24 tercih hakkı var ve bu hakkın tamamını kullanmak, istatistiğin lehinize çalışması demek.
Kılavuz çıkana kadar yapılabilecek dört şey
Ek yerleştirme kılavuzu yayımlanana kadar beklemek zorunda olmak, hiçbir şey yapamamak anlamına gelmiyor. Bu aradaki günleri şu dört işle değerlendirmek, kılavuz çıktığında ciddi zaman kazandırıyor.
- 1Puan aralığınızı netleştirin. Dört puan türündeki puanlarınızı ve başarı sıralarınızı bir kâğıda yazın. Ek tercihte listeyi bunun üzerine kuracaksınız.
- 2Kabul edilebilir bölüm ailesini belirleyin. Tek bir bölüm adı değil, birbirine yakın beş-altı bölümden oluşan bir küme düşünün. Ek yerleştirmede seçenek dar olduğu için esneklik gerekiyor.
- 3Bütçe sınırını konuşun. Boşlukların ağırlığı vakıflarda olduğuna göre, hangi bursluluk oranına kadar evet diyebileceğinizi kılavuz çıkmadan kararlaştırın.
- 4Şehir sınırınızı konuşun. Hangi şehirlerde okumaya açıksınız, barınma nasıl çözülür. Bu konuşma kılavuz açıkken yapılırsa iki gün kaybettiriyor.
Bu dördü hazırsa, kılavuz yayımlandığında iş yalnızca listeyi eşleştirmeye kalıyor.
Adana'daki aday için not
Adana'da ek tercih düşünen bir aday için bu tablonun iki somut karşılığı var.
Birincisi, devlet üniversitelerindeki doluluk oranı bu kadar yüksekken listeyi yalnızca Çukurova Üniversitesi ve çevre illerdeki devlet programlarıyla sınırlamak, 24 tercihin çoğunu boşa harcamak olur. Önce puanınızın açtığı bütün kapıları çıkarın, şehir tercihini o listenin üzerine uygulayın.
İkincisi, boşlukların ağırlıklı olarak vakıf programlarında olması, Adana'daki aileler için bütçe konuşmasını öne çekiyor. Burslu bir vakıf programı ile ücretli bir vakıf programı arasındaki fark, dört yıllık toplam maliyette çok büyük. Kılavuz çıkmadan önce evde "hangi bursluluk oranına kadar evet diyebiliriz" sorusunun cevabını netleştirmek, ek tercih penceresinde kaybedilen iki günü geri kazandırıyor.
Rakamlar tek başına karar vermez, ama karar verirken zemini sağlamlaştırır. Bu yılın tablosu şunu söylüyor: devlet kontenjanları doldu, boşluk ağırlıkla vakıflarda ve kayıtlardan sonra tablo yeniden şekillenecek.
Ek tercih listenizi puanınıza ve hedefinize uygun biçimde kurmak isterseniz, ücretsiz ön görüşme için WhatsApp'tan yazabilir ya da arayabilirsiniz. Adana'da yüz yüze ve online olarak bireysel çalışıyorum. Puan ile başarı sırasının bu süreçte neden farklı işlediğini merak ediyorsanız taban puan mı başarı sırası mı yazıma da bakabilirsiniz.
